«
  1. Anasayfa
  2. Bitkilerle Tedavi
  3. Şifalı Bitkilerin Tarihi

Şifalı Bitkilerin Tarihi

şifalı bitkilerin tarihi

Şifalı Bitkilerin Tarihi, tedavi amacıyla kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Eski uygarlıkların tıbbi bitkiler hakkındaki bilgilerini, kalan kitabeler ve arkeolojik materyallerden öğreniyoruz.

Şifalı Bitkilerin Tarihi

Mısır dönemi şifalı bitkilerin tarihi: M.Ö. 1550’de yazılmış bir papirüste kayıtlı 450 kadar hastalığa rastlanmış, nebati ve hayvani menşeli ilaçların hastalıkların tedavisinde kullanıldığı anlaşılmıştır. Mısırlılar, Mentha x piperita L. (nane), Sinapis nigra L. (siyah hardal), Cassia acutifolia L. (sinameki), Papaver somniferum L. (haşhaş), Scilla maritima L. (ada soğanı), Datura stramonium L. (tatula) gibi tıbbi bitkileri kullanmışlardır.

Hitit dönemi şifalı bitkiler: M.Ö. 1500 yıllarına ait Hitit tabletlerinde bulunan reçetelerde adamotu, alıç, arpa, buğday, safran, sarımsak.. gibi bitkilere rastlanılmıştır.

Grek dönemi şifalı bitkiler: Dönemin önemli ismi Hipokrates (M.Ö. 460-377), döneminde kullanılan 400 tür tıbbi bitkiden ayrıntılı olarak bahsetmiştir.

Roma ve Bizans dönemi şifalı bitkiler: Birinci yüzyılda, Dioskorides’in yazdığı “Müdâvî ilaçlar” kitabında 600’den fazla tıbbi bitki hakkında etraflı bilgi bulunmaktadır. Galen ise bitkisel kökenli yeni preparat ve formüller geliştirmiştir.

İslam dönemi şifalı bitkiler: İslam uygarlığı döneminde Ebu Biruni, İbni Sina, İbni Baytar gibi büyük hekimler yetişmiştir. O devrin Türk bilgini meşhur İbn-i Sina (980-1037) yüzden fazla ilmî eser bırakmıştır. En büyük eserleri “Şifa” ve “Kanun fit-Tıb“dır. Bu eserlerde 900’den fazla tıbbi bitki, hayvani ve inorganik kökenli ilaç yer almaktadır.

Selçuklu ve Osmanlı dönemi: Bu dönemde müslümanlar 1600’den fazla tıbbi bitkiyi biliyordu.

Avrupa ise Amerika’nın keşfinden sonra ilave edilen yeni bitkilerle daha da zenginleşti; bu bitkilere örnek Erytroxylon coca Lam. (koka), Cinchona sucdrubra Pav. (kinin ağacı), Theobroma cacao L. (kakao ağacı), Hydrastis canadensis L. (hidrastis), Polygala senega L. (senega) verilebilir.

Yeni keşiflerle fitokimyada da hızlı ilerlemeler kaydedilmiştir. 19. yüzyılda tıbbi bitkiler üzerinde önemli ölçüde inceleme yapılmıştır. Bu dönemde ilaç sanayi de gelişmiştir. 1806’da afyondan saf morfin alkaloiti elde edilmiş ve morfinin uyuşturucu etkisi keşfedilmiştir. Bu sonuç bitkilerde aktif madde araştırmalarını teşvik etmiş,

kısa zamanda striknin, veratrin ve kinin alkaloitleri, 19. yüzyılın ortalarındaysa bitkilerden diğer aktif maddeler (glikozitler, saponinler, reçineler vs.) izole edilmiştir.

Şifalı Bitkilerin Tarihte Tıbbi Kullanımı

Bitkilerin tamamı ya da bir kısmı kullanılır: Herba-bitkinin tamamı, Radix-kök, Rizom-yeraltı gövde, Tuber-yumru gövde, Bulbus-soğan, Korteks-kabuk, Linumodun, Folia-yaprak, Flos-çiçek, Fructus-meyve, Semen-tohum, Stilus Stigma

Bitkilerin işlemden geçmesiyle elde edilen kısımlar kullanılabilir: Gummi-zamk, Reçine-balsam

Sadece etken maddesi kullanılabilir-MentolTentür, şurup, hulasa, ekstre gibi galenik preparatlar halinde kullanılabilir.

Tarihte Tıbbi Bitkilerin Toplanması

Tıbbi bitkiler planlı toplanmalı, tabiatı korumaya özen gösterilmelidir. Tıbbi bitkileri toplayan kişinin tanıması için en azından temel botanik bilgisi olmalıdır.

Doğru bitki toplamak için herbaryum örnekleriyle karşılaştırarak bitkiyi teşhis etmek gerekir. Tecrübelere göre taze toplanmış bitkiler en etkili tedavileri sağlamaktadır.

  • Taze bitkiler şubat sonu ile kasım sonu arasında toplanabilir.
  • Kış için, en etkili oldukları zamanda toplanarak kurutulmuş bitkilerden, belli oranda stok hazırlamak yeterlidir. Yapraklar, bitki çiçek açmaya başladığı zaman toplanmalıdır.
  • Çiçekler, tamamen açılmadan veya tomurcuk halinde toplanmalıdır.
  • Kökler, bitkinin toprak üstündeki kısımları kuruduktan sonra toplanmalıdır.
  • Kabuklar, bitki yapraklarını döktükten sonra toplanmalıdır.
  • Meyveler, olgunlaştıktan sonra toplanmalıdır.

Tarihte Şifalı Bitkileri Kurutma ve Saklama

Bitkiler, kökler hariç, kurutulmadan yıkanmazlar. Kurallara uygun toplanmış bitkiler temiz bezlerin veya baskısız ve boyasız kağıtların üzerine serpiştirilerek gölgeli, havadar ve sıcak yerlerde en çabuk şekilde kurutulur.

Kökleri, kabukları ve çok sulu kısımları kurutmak için 35 dereceyi aşmayacak şekilde yapay sıcaklık da kullanılabilir. Dikkatle yıkanmış köklerin kurutulmaya bırakılmadan önce küçük parçalara ayrılması daha doğru olur.

Türkiye Tıbbi Bitkileri Üzerine Yapılan Araştırmalar

Türkiye’de kullanılan droglar=ilaç hammaddeleri üzerine bilimsel araştırmalar 19. yüzyıl sonlarında başlamıştır. 1976 yılından başlayarak iki yılda bir “Bitkisel İlaç Hammaddeleri Toplantısı – BİHAT” adıyla bitkilerle ilgili yapılan çalışmaların sunulduğu, bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı, tıbbi bitkiden ilaca / bitkisel ilaca geçiş sorunlarının konuşulduğu ve çözümlerin tartışıldığı toplantılar düzenlenmektedir.

Türkiye tıbbi bitkileri üzerine yapılan araştırmalar, konularına göre 4 kısımda toplanabilir:

  • Tıbbi bitkilerin morfolojik ve anatomik özelliklerini inceleyen botanik araştırmalar
  • Tıbbi ve zehirli bitkilerin kimyasal özelliklerini inceleyen kimyasal araştırmalar
  • Tıbbi ve zehirli bitkilerin farmakolojik özelliklerini inceleyen farmakolojik araştırmalar
  • Tıbbi bitkilerin halk arasında kullanımları, etkileri ve isimlerini inceleyen folklorik
    araştırmalar

Özellikle cumhuriyet döneminde ilgi çekmeye başlayan folklorik araştırmalar günümüzde ilgi çekmeye devam etmektedir. Türkiye’de halk ilacı olarak kullanılan bitkiler hakkında yapılan folklorik çalışmaları, bu bitkilerin biyolojik tesirlerinin belirlenmesi ve esas aktif bileşenlerinin ayrılması çalışmaları takip etmelidir.

Ülkemizde mevcut zengin bitki kaynakları ve araştırmacı potansiyeli ile önemli sonuçlar elde edilebilir.
En önemli ilaç kaynaklarından olan bitkilere, büyük ilaç şirketleri yeni yapılar için yeniden büyük ilgi göstermektedirler.


İlgili sağlık Makaleleri


Kaynak

Zeytinburnu Belediyesi – Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi ve Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği tarafından düzenlenen, Bitkilerle Tedavi Sempozyumu

İlgili Sağlık Makaleleri

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *