«
  1. Anasayfa
  2. Güncel Hastalıklar
  3. Bipolar Bozukluk Nedir ?

Bipolar Bozukluk Nedir ?

bipolar bozukluk hastalığı

Manik depresyon olarak da bilinen bipolar bozukluk, Kişinin duygu durumunda ve enerjisinde yaşadığı şiddetli yükselme ve düşmeleri ifade eden bir duygu durum bozukluğudur. İkiuçlu bozukluk, Manik Depresif Hastalık, olarak da adlandırılır.

Bipolar Bozukluk Nedir?

İkiuçlu bozukluk, Manik Depresif Hastalık

Manik depresyon olarak da bilinen bipolar bozukluk, kişinin duygu durumunda ve enerjisinde yaşadığı şiddetli yükselme ve düşmeleri ifade eden bir duygu durum bozukluğudur. Zaman zaman hepimiz duygu durumumuzda ve modumuzda değişimler yaşarız ancak bipolar bozuklukta yaşanan bu şiddetli ve ani değişimler kişinin yaşamı üzerinde ciddi etkiler bırakabilir. 18 yaş üzerindeki prevelans oranı yaklaşık 1.1% olarak tespit edilen bipolar bozukluk dünya genelinde belirli bir yılda 51 Milyondan fazla kişiyi etkileyen, son derece yaygın bir rahatsızlıktır.

Bipolar Bozukluk Nedir?

Bipolar bozukluğun teşhisinde en etken faktörlerden biri ruh durumundaki değişimlerin ani olması ve normal ruh durumu değişikliklerine göre çok daha keskin bir yapıda ilerlemesidir. Bipolar bozukluk genellikle erken yetişkinlik döneminde ortaya çıkar ve yaşam boyu devam eder. Bipolar bozukluk yaşayan kişiler hastalığın değişken doğası gereği bir rahatsızlıkları olduğunu fark etmeden uzun yıllar tedaviden uzak kalabilirler.

Bipolar bozukluk, rahatsızlığı yaşayan kişiler için olduğu kadar yakın çevreleri ve aileleri için de son derece yıkıcı ve üzücü senaryolara neden olabilir. Henüz bipolar bozukluğu tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da uygun tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilen ve kişilerin normal bir hayat sürmelerine olanak sağlayan bir hastalıktır.

Bipolar Bozukluk Tipleri Nelerdir?

Bipolar Bozukluk I:

Manik depresyon olarak da adlandırılan, bipolar bozukluğun en sık karşılaşılan formlarından biridir. Bipolar bozukluk I’de kişiler şüpheye yer bırakmayacak şekilde hastalığın manik fazını yaşarlar. Mani ataklarını depresyon ve hipomani fazları takip edebilir. Hipoomani, mani dönemi ile aynı semptomları içerir ancak belirtilerin süre ve şiddeti daha azdır. BipolarI’de psikoz semptomları görülmez ve yatılı tedavi gerekmez.

Bipolar Bozukluk II:

Bipolar II’ de kişide en az bir majör depresif atağın ve en az bir hipomani atağının yaşanmış olması aranır. Bipolar II bozukluğu olan kişilerde depresyon dönemleri BipolarI’e göre daha uzun sürme eğilimindedir.

Siklotimi (Salınımlı Rahatsızlık):

Bipolar bozukluğun siklotimi formunda hipomani ve depresif belirtiler düzenli olarak kendisini gösterir. Duygu durumundaki değişimler Bipolar I ve BipolarII’de olduğu kadar şiddetli olmasa da kişinin yaşam kalitesinde ciddi sorunlara neden olabilir ve belirtiler ilerleyen dönemde mani, hipomani ya da depresyona yönelebilir.

Hızlı Döngülü Bipolar Bozukluk:

Eğer kişi 12 aylık zaman periyodunda hipomani, mani, depresyon fazlarını dört defa ya da daha fazla deneyimlediyse hızlı döngülü bipolar bozukluktan söz edilebilir.

Bipolar Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

Bipolar bozukluk teşhis edilebilmesi oldukça zor bir duygu durum bozukluğudur ve farklı kişilerde farklı özellikler gösterebilir. Bazı kişiler maniye ya da depresyona daha yatkın olurken bazı kişilerde belirtiler iki uç duygu durumu arasında gidip gelme şeklinde olabilir. Bipolar bozukluk kişilerin enerji seviyelerindeki ani yükselmeyle gerçekçi olmayan düşüncelere, fevri ve dikkatsiz davranışlara neden olabilir. Bu semptomlar bazı insanlar için rahatsızlık teşkil etmediği için karakter özelliği gibi algılanıp kişide bir problem olmadığı düşüncesini uyandırabilir.

Bipolar bozukluğun teşhisini zorlaştıran bir diğer neden de görülen belirtilerin madde kullanımı, düşük performans gibi farklı bir problem nedeniyle oluştuğunu düşünmenin kolay oluşudur.

Bipolar bozukluk belirtileri

“Mani” ve “Depresyon” olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır;

Mani: Bipolar bozukluğun mani fazı yüksek enerji seviyesi, yeni fikirler, coşkulu bir ruh durumu gibi özelliklerle kendisini gösterir. Mani nöbetleri yaşayan kişiler genellikle hızlı konuşurlar, uykuya daha az ihtiyaç duyarlar ve hiperaktiftirler. Tüm gücün kendilerinde olduğu, yenilmez oldukları gibi gerçeklikten kopuk düşüncelere sahiptirler.

Mani dönemi her ne kadar başta kişiye iyi hissettirse de kolaylıkla kontrolden çıkabilir. Bipolar bozukluk yaşayan kişiler mani atakları döneminde tüm birikimlerini kumarda kaybedebilir, uygun olmayan sexüel aktivitelere dahil olabilir, işleriyle ilgili sağlıksız kararlar verebilirler. Bu dönemde daha kolay sinirlenip, huzursuz ve agresif bir görüntü sergileyebilirler. Bazı kişiler bu dönemde gerçekte olmayan sesler duyabilirler.

Mani döneminde karşılaşılan semptomlar:

* Alışılmışın dışında yüksek duygu durumu, iyimserlik
* Kendilik algısıyla ilgili gerçekçi olmayan üstünlük düşünceleri
* Uyku ihtiyacında azalma, buna rağmen günlük enerjinin aşırı artması
* Başkalarının anlamakta zorlanacağı kadar hızlı konuşma
* Zihinde düşüncelerin uçuşması, bir fikirden diğerine hızla atlama
* Odaklanmakta güçlük
* Muhakemenin bozulması, içgüdüsellik
* Cinsel dürtülerde alışılmışın dışında artış
* Madde veya alkol kullanımı
* Sonuçları düşünmeden hareket etme
* Halüsinasyonlar ( Şiddetli olgularda )

Hipomani:

Hipomani, mani döneminin daha az şiddetli olan bir formudur. Hipomanik fazdaki kişiler kendilerini normalden daha enerjik, üretken ve aşırı coşkulu hissederler ancak duygu durumlarındaki bu yüksek enerji hali günlük aktivitelerini yerine getirmelerine engel olmaz, gerçeklikle bağları kopmamıştır. Dışarıdan bakıldığında hipomani fazındaki kişiler alışılmadık şekilde keyifli bir ruh hali içindeymiş gibi görünebilir. Ancak hipomani fazı da kişilerin muhakeme yetilerini etkileyerek iş ya da sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine zarar verebilecek yanlış kararlar almalarına neden olabilir. Hipomani fazınıgenellikle şiddetli mani dönemi ya da majör depresif epizodlar takip eder.

Mani ve Hipomani arasındaki farklar nelerdir?

Mani döneminde;

* Yukarıda belirtilen mani semptomlarından en az üç tanesi en aşağı bir hafta boyunca devam eder
* Okul/ İş performansında ciddi düşüş, sosyal ilişkilerde şiddetli bozulmalar yaşanır
* Semptomlar kişinin kendisine ya da başkalarına zarar vermesini önlemek için hastaneye yatırılacak kadar şiddetlidir
Psikotik özellikler görülür.

Hipomani döneminde ise;

Yukarıda belirtilen mani semptomlarının en az üç tanesinin en aşağı 4 gün boyunca devam eder

* Kişinin davranış özelliklerinde alışılmışın dışında değişim gözlenir
* Duygu durumunda ve sosyal fonksiyonlarında dışarıdan fark edilecek kadar değişim olması
* Semptomların kişinin okul, iş, ya da sosyal çevresiyle olan bağlarını etkilemeyecek derecede görülüyor olması
* Psikotik özellikler görülmemesi şeklinde sıralanabilir.

Bipolar Depresyon Belirtileri:

Geçmişte bipolar bozukluğun depresyon evresi sıklıkla standart depresyon olarak düşünülürdü ancak zaman içinde yapılan araştırmalar özellikle etkili tedavi yöntemleri bakımından arada büyük farklar olabileceğini ortaya koyuyor. Örneğin bipolar depresyon dönemindeki kişilerde antidepresanlar genellikle etkili olmaz. Hatta depresyon tedavisinde kullanılan antidepresanlarınbipolar bozukluklarda kullanımının mani ve hipomani nöbetlerini arttırarak duygu durumunda şiddetli değişimlere yol açabilme riski taşıdığı görülmüştür.

Depresyon ve Bipolar depresyonun benzeyen görünüşlerine rağmen bazı semptomların bipolar depresyonda görülme sıklıkları fazladır. Örneğin bipolar depresyon döneminde ajitasyon, suçluluk, belirli bir nedene bağlı olmayan duygu durum değişiklikleri ve huzursuzluk gibi belirtiler ağırlıktadır. Bipolar depresyon yaşayan kişiler genellikle yavaş konuşma, fazla uyku ve kilo alma gibi değişiklikler gösterebilirler. Bu fazdaki kişiler psikotik depresyona (gerçeklikle bağın koptuğu bir depresyon durumu) daha yatkındırlar ve iş ya da sosyal yaşamlarında fonksiyon göstermekte zorlanabilirler.

Bipolar Depresyon Belirtileri Nelerdir?

* Ümitsiz, üzgün ve hissetme
* Huzursuzluk
* Zevk alamama
* Şiddetli enerji kaybı, durgunluk
* Fiziksel ve mental yetilerde ağırlaşma
* Karar vermekte ve odaklanmakta güçlük
* İştah ve kilo değişiklikleri
* Uyku problemleri
* Odaklanmakta güçlük, hafıza problemleri
* Tedaviye cevap vermeyen fiziksel ağrılar, sindirim sorunları
* Suçluluk, değersizlik düşünceleri
* Ölüm, intihar düşünceleri

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *